Meme, süt bezleri ve burada üretilen sütü meme başına taşıyan kanallardan oluşur. Bu süt bezleri ve kanalları döşeyen hücrelerin, kontrol dışı olarak çoğalmaları ve vücudun çeşitli yerlerine giderek çoğalmaya devam etmelerine meme kanseri denir.

Meme kanseri kadınlarda en sık görülen malignitedir ve kansere bağlı ölümler içinde akciğer kanserinin ardından, ikinci sırada gelmektedir.

Avrupa ülkelerinde, her on kadından birine yaşamı boyunca meme
kanseri tanısı konulmaktadır. Türkiye açısından bakıldığında ise; meme kanserinin kadınlarda görülen en yaygın kanser türü olduğu ifade edilmekte ve Sağlık Bakanlığı’nın 1999 yılı istatistiklerine göre görülme oranının %24.1 olduğu belirtilmektedir (Sağlık Bakanlığı İstatistikleri, 1999).

Meme Kanseri Risk Faktörleri

Meme kanseri vakalarının büyük çoğunluğunda etiyoloji (neden) bilinmemektedir. Hastalık için çok sayıda risk faktörleri belirlenmiştir. Bunlar arasında, kadın olmak, ilerleyen hasta yaşı en önemlileridir. Daha az hasta grubunda rol oynayan faktörler: Ailede genç yaşta meme kanseri öyküsü, erken menarj, geç menopoz, geç yaşta ilk canlı doğum, uzamış hormon replasman tedavisi, daha önce terapotik toraks duvarı radyoterapisi uygulanması, benign proliferatif meme kanseri ve BRCA1 ve BRCA2 genleri gibi genetik mutasyonlardır.

Meme Kanserine Kimler Adaydır?

  • Ailesinde meme kanseri bulunması (anne, teyze, kız
    kardeş veya bayan akrabalarında)
  • Anne veya teyzede meme kanseri varsa, o annenin kızında meme kanseri, anne veya teyzesinde meme kanseri görülmeyen kadınlara göre 2,5 kat daha fazla görülmektedir.
  • Anne, teyze ve kız kardeşlerde memede menopoz öncesinde kanser ortaya çıkmışsa kızlarında hastalığın ortaya çıkma oranı 4 kat, her iki memede görülmüşse 8 kat artabilir.
  • Kadının çocuk doğurmaması,
  • Geç yaşta çocuk doğurulması,
  • Geç menopoza girilmesi,
  • Erken yaşta adet görülmesi,
  • İleri yaş (20 yaşın altındaki kadınlarda çok seyrek – 70 yaşında sık)

Meme kanserinden olan ölümlerin önlenebilmesi ve hastalığa yakalananların erken evrede teşhis edilip tedavi olanağına kavuşabilmeleri için; memede ortaya çıkan belirtilere dikkat edilmesi önem taşımaktadır.

Belirtilerin erken evrede teşhis olanağının yükseltilebilmesi için; Kendi Kendine Meme Muayenesi ve Klinik Meme Muayenesi yapılması, mamografi çektirilmesi ve gerekli görüldüğü hallerde de ultrasonografi ile manyetik rezonans gibi ilave tarama yöntemlerinin kullanımına özen gösterilmesi gerekmektedir.

Meme kanserinde erken teşhisin önemi konusunda farkındalık oluşturmak adına 1-31 Ekim tarihleri Meme Kanseri Bilinçlendirme Ayı olarak belirlenmiştir.

Meme Kanseri Belirtileri

  • Memede ele gelen kitle,
  • Meme cildinde değişiklik, cildin içeriye çökmesi, kızarması, portakal kabuğu görüntüsü olması,
  • Meme başının içeriye çekilmesi,
  • Kahve renkli kısmının genişlemesi, sağa, sola, yukarı veya aşağı dönmesi,
  • Meme başından kan veya akıntı gelmesi (40 yaş üstündekilerde önemli)
  • Koltuk altında lenf bezi büyümesi.

Erken Teşhis Hayat Kurtarır

Memede ele gelen kitlelerin çoğu (%90) kanser olmamakla beraber, kadınlar tarafından memede farklı bir kitle veya sertlik fark edildiğinde yeterli önlemlerin alınması gerekmektedir.

Erken evrede hastalığı saptamak amacıyla 40 yaş üstündeki kadınlarda yılda bir kez mamografi önerilmektedir.

Meme kanseri yönünden riski artmış olan kadınlarda riski azaltma stratejileri düşünülebilir. Ailesel meme kanseri öyküsü güçlü olan kadınlar farklı değerlendirilmelidir. Kuvvetli aile hikayesi veya genetik yatkınlığı olanlarda takip kriterleri farklıdır. Bu gruptaki kişiler kalıtsal meme/yumurtalık kanseri riski olan kişiler olarak değerlendirilir. Daha
genç yaştan itibaren mamografi takibi ve daha ayrıntılı jinekolojik tümör takibi yapılır.

Meme kanserinin insan hayatı açısından taşıdığı ciddiyet göz önüne alındığında; kendi kendine meme muayenesi yapılması, klinikte meme muayenesi yapılması ve mamografi çektirilmesi olarak nitelendirilen ve meme kanserinin erken tanısında kullanılan tarama yöntemleri önem
kazanmaktadır.

Kendi Kendine Meme Muayenesi Yapılması

Kendi kendine meme muayenesi, meme kanseri tarama yöntemleri arasında yer alan ve yapılması önerilen bir yöntemdir. Kendi kendine meme muayenesinin üç ayrı aşaması vardır. Bunlar;

  • Memelerin gözle değerlendirilmesi,
  • Memelerin yatar pozisyonda elle değerlendirilmesi,
  • Memelerin ayakta elle değerlendirilmesi.

Meme Kanserinde Sıkça Sorulan Sorular

Meme kanseri riski nasıl azaltılır?

– Şişmanlığın azaltılması
– Alkol alınıyorsa azaltılması veya bırakılması
– Hafif egzersiz yapılması
– Sebze ve meyvenin bol tüketilmesi
önerilmektedir.

Erkeklerde meme kanseri görülür mü?

Meme kanserinin erkeklerde de görüldüğünü ancak bu oranın tüm meme kanserlerinin sadece yüzde 1’i olduğu, erkeklerde görülen meme kanserinin yine erkek kanserlerinin yüzde 0,2’sini oluşturduğu ve ortalama görülme yaşının kadınlardan 10 yıl daha geç olduğu biliniyor.

Görüntüleme yöntemleri nelerdir?

Meme hastalığı olanlarda tanı amaçlı olarak farklı görüntüleme yöntemlerinden yaralanılır. Bunlar; mamografi, ultrasonografi, MRI (Manyetik görüntüleme), digital mamografi ve sintigrafi’dir.

Cerrahi yönteme ne zaman başvuruluyor?

Erken evrede yakalanan meme kanserlerinde ilk tercih,
cerrahi oluyor. Cerrahi yöntemde ya meme tümörü, etrafında temiz doku olacak şekilde meme dokusundan çıkarılıyor ya da tüm meme alınıyor. Cerrahi dışındaki diğer tedavi yöntemleri, kemoterapi,
radyoterapi ve hormono terapidir. Bunlar sıklıkla cerrahi
ile birlikte uygulanır.

Kendi kendine muayene kaç yaşından itibaren yapılmaya başlanır?

20 yaşından sonra kendi kendine muayene yapılmaya başlanmalıdır. 40 yaş ve üzeri kadınlar ise elle kendi kendine muayeneye ilave olarak klinik muayene yöntemine başvurmalıdır. 40 yaşından sonra her kadının yılda 1 kere mamografi çektirmesi önerilmektedir.

Meme Kanseri Görüntüleme Yöntemleri

Meme kanserinde görüntüleme yöntemleri; mamografi, ultrasonografi, MRI (Manyetik görüntüleme), digital mamografi ve sintigrafi’dir.

Mamografi

Mamografi düşük dozda çekilen bir meme röntgen filmidir. Memede, muayene ile saptanamayacak kadar küçük anormalliklerin tespit edilmesi amacı ile çekilir. Kırk yaşını geçen kadınlar her yıl mamografi çektirmeli ve her yıl uzman bir hekime meme muayenesi olmalıdır.

Ultrasonografi

Meme hastalıklarının tanısında sık kullanılan bir diğer tanı yöntemi de ultrasonografidir. Özellikle gençlerde ve kistik kitlelerin görüntülenmesinde tercih edilmektedir. Kanser şüphesi olan olgularda kesin tanı biyopsi alınarak patolojik inceleme ile konur. Bunlar;

İnce iğne biyopsisi : Bir enjektörle memedeki tümörün içine girilip hücre grupları alınır. Daha sonra bu hücre grupları patoloji uzmanı tarafından incelenir.

Trukat cur (kor) biyopsi: Bu yöntemle daha kalın bir miktar doku tümörün içinden alınarak incelenir.

Lokal anestezi altında biyopsi: Hastanın memesi lokal anestezi ile uyuşturulur. Memeden bir parça alınır ve incelenir. Bu incelemenin sonucu birkaç günde veriliyor.

Ameliyat sırasında biyopsi: Bu yöntemde hastaya baştan beri ameliyat olacağı söyleniyor. Hastanın memesinden çıkan parça, ameliyat sırasında farklı bir odada patolog tarafından inceleniyor. Eğer kanserse ameliyata devam ediliyor

Ekim 1, 2020