Dizler vücudun neredeyse bütün yükünü çekmektedir. Zamanla çeşitli nedenlerle dizdeki kıkırdakların yıpranması ve aşınması nedeniyle diz ağrıları oluşabilmektedir. Halk arasında diz kireçlenmesi olarak da bilinen bu durum ilerlediğinde yaşam kalitesini düşürüyor. Diz protezi ile ilerlemiş ve günlük hayatı yüksek seviyede olumsuz etkileyen vakalarda hastalara çare oluyor. Hastaların çoğunda protez iyileşmeye yardımcı oluyor.

  • Diz protezi hangi durumlarda gereklidir?
  • Kimlere diz protezi ameliyatı yapılmaktadır?
  • Diz artriti tedavi edilmezse ne olur?
  • Ameliyat başarı oranları nasıl?
  • Diz protezi ameliyatı nasıl yapılıyor?
  • Ameliyat sonrası nelere dikkat etmek gerekiyor?
  • Diz protezinin riskleri var mı?
  • Ameliyatın olası komplikasyonları neler?

Diz protezi ile ilgili sıklıkla merak edilen bu soruları sizler için cevapladık:

Diz protezi ameliyatı hangi durumlarda yapılır?

  • Hastanın ağrısız yürüme mesafesi 300 metrenin altına düşerse,
  • Her gün ağrı kesici ilaç kullanmak zorunda kalırsa,

Hastaya diz protezi yapılması gerekmektedir. Çünkü her gün ağrı kesici almak böbrek ve karaciğer hasarına sebep olabilmektedir. Hastanın yürüme mesafesini artırmak ve ağrı kesici ihtiyacının önüne geçmek için diz protezi ameliyatı yapılmasında fayda vardır.

Diz protezi ameliyatı kimlere yapılır?

Diz protezi ameliyatı dizlerinde şiddetli ağrısı olan, birçok yönteme rağmen diz ağrıları geçmeyen, yürüme problemi yaşayan ve günlük işlerini bile yapmakta zorlanan kişilere yapılmalıdır. Eklem kıkırdağında sıkıntı olan hastalara uygulanmaktadır. Ayrıca aşağıdaki durumlarda diz protezi ameliyatı yapılmaktadır.

  • Diz kireçlenmesi
  • Kırıklar
  • Yaralanmalar

Diz artriti tedavi edilmezse

Diz artriti ilerleyici bir rahatsızlıktır. Bu nedenle zaman içerisinde şikâyetler artar. Bazı hastalarda ise şikâyetler gelip geçicidir. Şikayetler bazen artarken, bazen azalabilmektedir. Kendi haline bırakılan diz artritinin iyileşmesi beklenemez. Diz hareketleri zaman geçtikçe daha çok kısıtlı hale gelir. Bu nedenle hastanın yürümesinde sıkıntılar oluşur. Bununla birlikte tüm alt ekstremite ve belde ağrılar meydana gelir.

Diz protezinde başarı oranları

Total diz protezinde günümüz koşullarında birçok hasta grubunda çok iyi sonuçlar elde edilmektedir. Pek çok çalışmada 10 yıllık takiplerde başarı oranı %95’in üzerindedir. Ameliyat sonrası hastalar bastonsuz yürüyebilir, merdiven inip çıkabilir ve günlük egzersiz yapabilir.

Diz protezinde ileri dönemde sorun çıktığında revizyon şansı vardır. Revizyon operasyonlar da –ilk ameliyattaki kadar olmasa da- iyi sonuçlar verir. Ameliyatta sonucu etkileyen en önemli faktörlerden birisi cerrahın diz protezleri ameliyatlarındaki tecrübesidir. Özellikle Artroplasti konusunda uzmanlaşmış, bu cerrahi tekniklere yatkın bir cerrahın operasyonlarında komplikasyonlar daha az, başarı oranı daha yüksektir.

Total diz protezi ameliyatı elektif bir ameliyattır, aciliyeti yoktur. Öncelikle hastanın ameliyata karar vermesi gerekmektedir.

Diz protezi ameliyatı süreci

Hastalar ameliyathaneye alındıktan sonra önce uyutulmakta, steril ortam için ilgili bacak silinmekte ve örtülmekte sonrasında operasyon sistemleri kurulmaktadır. Bu ortalama 40 dakika bir zaman gerektirmektedir. Operasyon genellikle 2 saat sürmektedir. Operasyondan sonra hastalar yaklaşık 30 dakika -1 saat arasında ayılma odasında bekletilmektedir. Sonrasında da odalarına alınmaktadır. Dahili sorunları olan ya da çok yaşlı hastalarda zaman zaman yoğun bakım ihtiyacı da olabilmektedir.

Diz protezi ameliyatı sonrası

Hastalar odalarına alındıktan sonra yaklaşık olarak 2 saat içinde uyanmaktadır. Ameliyat sonrası ağrı, çeşitli ağrı kesicilerle tamamen kontrol altına alınabilmektedir. Hastaların dizinde içeride biriken kanı boşaltmak için dren, elastik bandaj, bacağa giydirilmiş antiembolik çorap bulunur. 3-4 saat sonra hastaya yemek verilmektedir. Ertesi gün ise bir walker yardımıyla kalkmalarına ve yürümelerine izin verilmektedir. Ancak ayağa kalkmadan önce 5 dakika kadar oturarak başın dönmediğinden emin olunması gerekir. Hastanın başı dönerse uzanması gerekmektedir. Yaklaşık 1 saat sonra ayağa kalkma yeniden denenmelidir. Baş dönmesinin sebebi ortostatik hipotansiyondur. Bu, bir süre yatar pozisyonda kalan her insanda olabilecek normal bir geçici tansiyon düşüklüğüdür.

Operasyon sonrası süreci kısaca özetlemek gerekirse;

Operasyon sonrası hastane süreci

  • Hastanede (uygulamalar farklı olmakla beraber) 3-5 gün kalacaksınız.
  • 2. gün fizyoterapist size yatakta yapmanız gereken egzersizleri gösterecek.
  • Dreniniz 2. veya 3. gün çekilecek ve ardından pansuman yapılacaktır.
  • Hastanede kaldığınız sürece dizinize buz uygulanacaktır.
  • İlk 2 gece ateşiniz 38 civarında seyredebilir. Ancak bu durum enfeksiyon olduğu anlamına gelmez. Çünkü enfeksiyon ile ilgili bulgular 3. günde başlar.

Eve döndükten sonra nelere dikkat edilmeli?

  • Eve döndükten sonra ameliyat sonrası 10. gün sonuna kadar bacağınızı uzatarak yatabilir ya da oturabilirsiniz. Bu dönemde buz uygulamaya devam edin.
  • Yemek için ayağınızı yere koyup oturabilirsiniz. Ayrıca ihtiyaçlarınız için walker aracılığı ile kendinizi çok zorlamadan dilediğiniz kadar yürüyebilirsiniz.
  • Bu dönemde dizinizdeki bandajı ve çorabı asla çıkarmayın. Çünkü çorap ve bandajı çıkartmak dizinizin içinde kanama ve şişme gibi şikayetlere yol açabilir.  
  • Egzersizlerinizi aksatmayın. Her gün hekiminizin önerdiği şekilde yapın.
  • Günlük kan sulandırıcı ilacınızı mutlaka kullanın. Ayrıca ağrınız olduğunda ağrı kesicinizi alın.
  • Eğer, ateşiniz 38 derece üzerine çıkarsa, dizinizde, bacakta ağrı, ayak parmaklarınızda şişme gibi bulgular olursa doktorunuzu derhal arayın.
  • 15. gün yaranız hekiminiz tarafından görülecek ve uygunsa dikişleriniz alınacaktır.
  • Dikiş alındıktan sonra fizik tedaviye başlanır. Fizik tedaviniz genellikle haftada 3 gün olarak planlanır. Bununla birlikte 3. ayın sonuna kadar program devam edecektir. Fizik tedavi mutlaka deneyimli fizyoterapistler tarafından yapılmalıdır.
  • 3. hafta sonunda yürütecinizi bırakıp bir bastona geçmeniz mümkündür. Bastonu sağlam tarafınızda tutmanız gerekir. Eğer iki taraflı operasyon olmuşsanız yürüteci 6. haftaya kadar kullanın.
  • 6-12 hafta içinde bastonunuzu tamamen bırakabilirsiniz. Ancak kendinizi güvende hissediyorsanız uzun süreler baston kullanmaya devam edebilirsiniz.
  • 8. haftadan sonra daha aktif olabilirsiniz. Örneğin araba kullanabilirsiniz. Ancak sportif aktivite bu haftalarda halen yasaktır.
  • 4. ay sonunda ise fizyoterapistinizin yönlendirmesi ile sportif aktivitelere yavaş yavaş başlayabilirsiniz. Ancak tam olarak spora dönüş 6 ay sonundadır.

Diz protezinin riskleri var mı?

Tüm cerrahi müdahalelerde olduğu gibi total diz protezinde de çeşitli riskler bulunur.

Başlıca risk faktörleri:

  • Enfeksiyon,
  • Emboli,
  • Kanama,
  • Kan transfüzyonu gereksinimi,
  • Anesteziye ya da ilaçlara bağlı komplikasyonlar

Kalçaya özel risk faktörleri de bulunmaktadır. Bunların başlıcaları:

  • Cerrahi bölgede enfeksiyon,
  • Sinir yaralanması,
  • Diz aşırı sıkı ya da gevşek durumda olması
  • Diz önü ağrısıdır.

Hastanın tıbbi durumuna bağlı olarak yaklaşık %5 civarında bir genel komplikasyon riski vardır. Ancak major komplikasyon adı verilen ve hayatı tehdit eden riskler bu orandan çok daha azdır.

Diz protezi ameliyatı komplikasyonları nasıl önlenebilir?

Total diz protezleri sonrası görülen komplikasyonlar çoğunlukla tedavi edilebilmektedir. Ancak en iyi yol elbette bu komplikasyonlardan korunmaktır. Bu komplikasyonları önlemek için aşağıdaki uygulamalar önemlidir:

  • Ameliyat öncesi ve sonrasında antibiyotik kullanımı,
  • Kan sulandırıcı ilaç kullanımı,
  • Ameliyat öncesi dâhili problemlerin gözden geçirilmesi ve buna bağlı tedavi desteğinin sağlanması,
  • Uygun anestezi tercihleri.

Ancak tüm bu şartlar sağlandığında bile komplikasyon riski olabilmektedir.

Enfeksiyon:

İyi ameliyathane şartlarında tüm protez operasyonlarında enfeksiyon oranı %2 civarıdır. İyi ameliyathane koşullarında “laminar air flow “ denen, özel mikrop bulaşmasını engelleyen bir sistem bulunur.

Normal ameliyathanelerde enfeksiyon oranları ise % 5-10 arasındadır.

Enfeksiyon olursa yeniden bir operasyonla ile eklemin yıkanması gerekebilmektedir. İleri enfeksiyonlarda ise operasyonda yerleştirilen protezin çıkarılması gerekebilmektedir. Bu durumda 6-12 hafta antibiyotik kullanımı sonrası yeniden protez yerleştirilebilmektedir.

Enfeksiyon olmaması için anestezi sırasında damardan antibiyotik verilir. Antibiyotik kullanımına ameliyat sonrası da devam edilir. Ayrıca kullanılan aletlerin sterilizasyonuna çok dikkat edilmelidir.

Derin ven trombozu (toplar damarlarda kan pıhtılaşması):

Bu komplikasyon %5 in altındadır. Genellikle 3. günden sonra görülmektedir. 6-10. günler ise en fazla görüldüğü zamanlardır. Ancak nadiren de olsa ameliyattan aylar sonra da ortaya çıkabilmektedir.

Derin ven trombozlarınının % 5-10 kadarı (tüm hastaların 10 binde 5-10’u ) pıhtının koparak akciğere veya beyine gitmesi sonucu hayati risk oluşturabilir.

Ayrıca bazı hastalarda ek risk faktörleri de vardır. Bunlar:

  • Kadınlarda doğum kontrol hapı kullanmak,
  • Daha önce derin ven trombozu geçirmiş olmak,
  • Bacaklarda varis olması,
  • Ailevi yatkınlık olması.

Derin ven trombozundan korunmak için;

  • Kan sulandırıcı ilaçlar,
  • Operasyon sonrası antiembolik çoraplar giydirilmesi,
  • Yatak içi egzersizler ve
  • Erken ayağa kaldırarak yük verme

Derin ven trombozu risklerini azaltır. Eğer hastalarda ek risk faktörleri varsa bu uygulamalar daha da uzatılır.

Teknik hatalar:

Protez ameliyatları teknik olarak son derece komplike operasyonlardır. Bu nedenle teknik hatalara bağlı komplikasyon olasılığı her zaman ve her yerde olabilmektedir. İyi ellerde teknik hatalara bağlı komplikasyonların riskleri çok azalmakta ve sonuca etki eden teknik hatalar çok nadiren oluşmaktadır.

Op. Dr. Sidar ÖZTÜRK

Temmuz 29, 2021