
Anksiyete bozukluğu, gündelik stresin ötesinde, kişinin düşüncelerini, bedenini ve sosyal yaşamını kalıcı biçimde etkileyen bir ruh sağlığı sorunudur. Çarpıntı, nefes darlığı, kontrol kaybı korkusu, sürekli “en kötü ihtimali” düşünme, odaklanma güçlüğü ve uyku sorunları en sık görülen şikâyetlerdir. Erken fark edilip doğru yaklaşımla ele alındığında tedaviye iyi yanıt verir; iş ve aile yaşamı yeniden dengelenir. Bu rehber, anksiyete bozukluğunun türlerini, risk faktörlerini, tanı ve tedavi yöntemlerini, ayrıca günlük hayatta uygulanabilecek kanıta dayalı stratejileri özetler.
Anksiyete bozukluğu nedir?
Korku ve kaygı duyguları biyolojik olarak koruyucudur; tehdit algısında vücudu hazırlar. Anksiyete bozukluğunda ise bu sistem gereğinden fazla ve uygun olmayan zamanlarda devreye girer. Belirtiler en az birkaç hafta–ay sürer, işlevselliği (iş, okul, ilişkiler, sosyal hayat) bozar. Sıklıkla depresyon, somatizasyon, uyku bozukluğu ve madde/alkol kötüye kullanımı eşlik edebilir.
Hangi anksiyete türleri vardır?
- Yaygın anksiyete bozukluğu (YAB): En az altı ay süren, kontrol edilmesi güç “sürekli endişe” hali; huzursuzluk, çabuk yorulma, konsantrasyon güçlüğü, kas gerginliği ve uyku sorunları ile seyreder.
- Panik bozukluk: Aniden başlayan yoğun korku atakları; çarpıntı, nefes darlığı, göğüs sıkışması, baş dönmesi, “ölecekmişim/çıldırıyorum” düşünceleri. Tekrarlayıcı panik ataklar ve beklenti anksiyetesi tipiktir.
- Agorafobi: Kaçmanın zor olacağı ya da yardım alamayacağı yerlerde bulunmaktan kaçınma; toplu taşıma, kalabalık alışveriş merkezleri, kapalı alanlar.
- Sosyal anksiyete bozukluğu: Yargılanma ve küçük düşme korkusu nedeniyle sosyal etkileşimlerden kaçınma; sunum yapma, topluluk önünde konuşma, yeni kişilerle tanışma zorlaşır.
- Özgül fobiler: Yükseklik, uçuş, kan–enjeksiyon, hayvan gibi belirli uyarıcılara karşı aşırı korku ve kaçınma.
- Ayrılma anksiyetesi ve seçici konuşmazlık: Çocukluk çağında daha sık; yetişkinlikte de görülebilir.
- Obsesif-kompulsif bozukluk (OKB) ve travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) ayrı tanı kategorilerinde değerlendirilir; anksiyete yüksekliği temel bileşendir.
Anksiyete Belirtileri
- Bilişsel–duygusal: Sürekli endişe, felaketleştirme, kontrol kaybı korkusu, sinirlilik, sabırsızlık, karar vermede zorlanma.
- Bedensel: Çarpıntı, nefes darlığı, göğüs ağrısı/sıkışması, mide–barsak şikâyetleri, baş dönmesi, terleme, titreme, kas ağrıları, uyuşma-karıncalanma.
- Davranışsal: Kaçınma, erteleme, güvence arama (sürekli birine danışma/arama), sosyal geri çekilme, internet araştırmalarında aşırılık.
- İşlevsellik: Verim düşer, ilişkiler gerilir, uyku ve iştah etkilenir.
Bu belirtiler kalp, akciğer, tiroit ve metabolik sorunlarla karışabilir; özellikle ani göğüs ağrısı/nefes darlığı ve senkopta acil değerlendirme gerekir.
Anksiyete Nedenleri ve risk faktörleri
- Biyolojik yatkınlık: Genetik eğilim, sinir sistemi duyarlılığı, nörotransmiter dengesizlikleri.
- Psikososyal etmenler: Çocukluk çağı travmaları, zorlayıcı yaşam olayları (kayıp, iş stresi), öğrenilmiş baş etme kalıpları.
- Tıbbi durumlar ve maddeler: Tiroit bozuklukları, kalp ritim sorunları, B12 eksikliği, kafein/enerji içecekleri ve uyarıcılar, alkolün bırakılma dönemi.
- Uyku bozuklukları: Özellikle uyku apnesi ve kronik uykusuzluk anksiyeteyi besler.
Risk faktörlerinin varlığı tanı koydurmaz; ancak çoklu risk ve uzun süreli belirtiler profesyonel yardım gerektirir.
Tanı nasıl konur?
Tanı, bir psikiyatri/psikoloji uzmanı tarafından ayrıntılı klinik görüşme ile konur. Eş tanılar, tetikleyiciler, sürenin uzunluğu ve işlev kaybı değerlendirilir. İlk başvuruda fiziksel nedenleri dışlamak için kan testleri (TSH, B12, tam kan vb.) ve gerekirse EKG/ek tetkikler istenebilir.
Tedavi: Hangi yöntem kime uygun?
Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT)
Anksiyete bozukluğu tedavisinde birinci sıradadır.
- Bilişsel yeniden yapılandırma: Felaketleştiren ve olumsuz otomatik düşünceleri tanıma–sorgulama–dönüştürme.
- Maruz bırakma (exposure): Kaçınılan durumlara planlı ve kademeli şekilde yaklaşma; öğrenilmiş korku döngüsünü kırar.
- Beceri eğitimi: Nefes teknikleri, gevşeme, dikkat–farkındalık (mindfulness), problem çözme.
İlaç tedavisi
- SSRI/SNRI grubu antidepresanlar birçok anksiyete türünde etkilidir. Etki 2–4 hafta içinde başlar; 6–12 ay sürdürülmesi nüksü azaltır.
- Benzodiazepinler kısa süreli ve tıbbi gözetim altında, akut kriz yönetiminde düşünülebilir; bağımlılık ve tolerans riski nedeniyle uzun süreli ilk seçenek değildir.
- Gebelik, emzirme, kalp/karaciğer/böbrek hastalıkları gibi durumlarda ilaç seçimi mutlaka hekim tarafından kişiselleştirilir.
Yaşam tarzı ve destekleyici yaklaşımlar
- Düzenli aerobik egzersiz: Haftada en az 150 dakika; anksiyetede belirgin azalma sağlar.
- Uyku hijyeni: Düzenli saatler, ekran–kafein kısıtlaması, yatak–uyku ilişkisinin güçlendirilmesi.
- Beslenme: Kafein/enerji içeceği ve rafine şekerleri azaltma; düzenli öğün.
- Stres yönetimi: Nefes egzersizi (4-7-8, diyafragmatik nefes), kas gevşetme, farkındalık, zaman–iş yükü planlama.
- Psikoeğitim ve aile desteği: Yakın çevrenin yardımcı tutum kazanması, tetikleyici davranışların fark edilmesi.
Anksiyete bozukluğu ve bedensel hastalıklar ilişkisi
- Kalp hastalıkları: Çarpıntı ve göğüs ağrısı yakınmaları anksiyete ile karışır; gerçek kardiyak riskler dışlandıktan sonra anksiyetenin yönetimi gerekir.
- Sindirim sistemi: İrritabl barsak sendromu ile çift yönlü ilişki.
- Tiroit bozuklukları, B12 eksikliği, demir eksikliği: Anksiyete benzeri belirtiler yapabilir; gerekli taramalar atlanmamalıdır.
- Uyku apnesi: Gündüz anksiyetesini ve panik benzeri atakları artırabilir; değerlendirme ve tedavi semptomları azaltır.
Ne zaman profesyonel yardım şart?
- Belirtiler en az birkaç haftadır sürüyor ve işlevselliği belirgin bozuyorsa
- Panik ataklar tekrarlıyorsa, kaçınma davranışları günlük yaşamı kısıtlıyorsa
- Alkol/madde kullanımında artış varsa
- İntihar düşünceleri, kendine zarar verme eğilimi, ağır çökkünlük eşlik ediyorsa
- Eşlik eden tıbbi hastalıklar ve gebelik gibi özel durumlar söz konusuysa
Erken başvuru hem tedavi süresini kısaltır hem de nüks riskini azaltır.
Sık sorulan sorular
Anksiyete bozukluğu kendiliğinden geçer mi?
Bazı dönemlerde hafifleyebilir; ancak kalıcı çözüm için genellikle psikoterapi ve gerektiğinde ilaç tedavisi gerekir.
İlaç bağımlılık yapar mı?
Birinci basamak ilaçlar olan SSRI/SNRI’lar bağımlılık yapmaz. Benzodiazepinler kısa süreli ve kontrollü verilir.
Bitkisel ürünler işe yarar mı?
Bazı ürünlerin kanıtı sınırlıdır ve ilaçlarla etkileşebilir. Özellikle gebelik/emzirme ve kronik hastalıklarda doktorunuza danışmadan kullanmayın.
Egzersiz gerçekten etkili mi?
Evet. Düzenli aerobik egzersiz, anksiyete şiddetini azaltır ve uyku kalitesini artırır; psikoterapiyle birlikte en iyi sonuç elde edilir.
English
Arabic